Melike

Melike
@Melonikaaaa
Bir yüksekliğin, bir başıma olduğum bir yüksekliğin en ucundayım. İnemiyorum. Yaşayamıyorum. Ölemiyorum.
Puan vermedi·192 syf.··
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 22:46
Kitapta bir insanın gerçekleştirdiği gelişim anlatılıyor. Kendini gerçekleştirmek isteyen Santiago, babasının ona uygun gördüğü mesleğe karşı çıkarak dünyayı dolaşmak istediğini söyler ve bunun için bir çoban olur. Gördüğü rüya yüzünden bir falcıyla görüşmeye karar verir ve omdan Mısır piramitlerinde kendisi için gizlenmiş bir hazine olduğunu öğrenir. Daha sonra oraya ulaşmak için bir yolculuğa atılır. Bu yolculukta her şey bu amacına ulaşabilmesi için adeta işbirliği yapar. Çölde bir kadına aşık olur, bir simyacıyla tanışıp evrenin dilini dahi öğrenir. Mısır’a vardığında ise hazinenin aslında geldiği yerde olduğunu öğrenir. Bu yolculuğun amacının Mısır piramitlerinin güzelliğini görmek ve aslında yolda öğrendiği her şeyin kendi hazinesi olduğunu anlar. Bu şekilde başladığı yere döndüğünde bambaşka biri olur. Bir döngünün içinde kendini keşfetmiş olur. Zaten en büyük hazine de kendisi için budur.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,3bin okunma
Reklam
10/10
·68 syf.··
2021 16. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 22:59
Altıncı Koğuş, dönemin Rusyası üzerinden toplumdaki sınıf farkını, bireyselliği, eşitsizliği anlatıyor bir bakıma. Doktor Andrey Yefimıç ve paranoya hastası İvan Dimitriç’in aralarında geçen felsefi diyaloglar üzerine yazılmış bir eser. Bu diyaloglar insana toplumsal sorunları ve gerçekleri sorgulatıyor. Kendini İvan Dimitriç’in yerine koymaktan oldukça uzam olan doktor, “insanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil içindedir.” derken İvan Dimitriç, hayatın yükünü ve acılarını küçümseye doktora nefretle kendini açıklamaya çalışır. Doktor bu sohbetten oldukça etkilenir ve günlerce etkisinden kurtulamaz. İstemsizce sık sık hastasını ziyaret etme ihtiyacı duyar. Bu sırada hastaneye gelen ve Andrey’in ayağını kaydırmak isteyen başka bir doktor da fırsattan yararlanarak Andrey’in psikolojisinin bozulmuş olduğu söylentisini çıkarır. Çeşitli olaylar sonunda doktor kandırılarak Altıncı Koğuşa kapatılır. Sonunda da felç geçirerek hayata veda eder. Kısacık bir kitap olsa da gerçekleri sorgulatması bakımından oldukça acı verici. Kitaptaki düşüncelerin ve sorunların insanın var olduğu her çağda geçerliliğini sürdürecek olmasını düşünürsek her zaman güncelliğini koruyacak bir eser olacak. Dili bakımından da oldukça başarılı, vurucu cümleleri oldukça bol, betimlemeleri son derece başarılı. Hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitap oldu benim için.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 22:50
1940 yılında yayınlanan bu roman tamamen bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında yaşanan dönemin Türkiye’sinin toplum yapısını anlatıyor. Karakterlerin iç konuşmaları, kendileri ile hesaplaşmaları başarılı bir şekilde aktarılmış. Kendi yolunu bulamayan ve sürekli içindeki şeytanla boğuşan Ömer, bu şeytanlıklardan sevdiği insanları korumaya çalışırken insanlığın ne kadar aciz ve bencil olduğunu yüzümüze vuruyor. Aynı zamanda romanda dönemin aydın kesimi de oldukça yozlaşmış şekilde aktarılıyor. Hatta okuduğum bazı makale ve yazılarda romandaki karakterlerin Sabahattin Âli’nin yakından çevresinden yazarlar ve aydınlar olduğunu okumuştum. Kitabın içindeki şiir gibi sözler hem ahenk yönünden hem de aslında hepimizin içinde beslediği şeytanı yakından tanımasına imkan sağladığından dolayı muhteşem diyebilirim. Kürk Mantolu Madonna’dan kat ve kat daha fazla etkilendiğim bir kitap oldu. Akıcılığı, dili, olay kurgusu bakımından oldukça başarılı. Ne demişler: “Sabahattin Âli bir yaratıcı olsaydı kutsal kitap ‘ İçimizdeki Şeytan’ olurdu. :)
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 20:02
Konusu itibariyle oldukça değişik bir kitap. Sıradan bir memur olan ve toplum tarafından çok da kabul görmeyen Golyadkin bir gün ismi, soyadı ve dış görünüşü kendisinin tıpatıp aynısı olan kopyasını yani “öteki”sini görür. Franz Kafka bir sabah uyanıp kendimizi böcek olarak bulsak nasıl olurdu diye düşündürürken Dostoyevski içimizdeki diğer ben’in karşımıza dikilerek hayatımızı çalarak, kişiliğimizi değersizleştirerek, hayatımızı alaşağı etse nasıl olurdu diye düşündürüyor. Başlarda tam olarak konu anlaşılmasa da sonradan bütün Dostoyevski romanları gibi insanı sarıyor ve düşünmeye sevk ediyor. Çevirisinde kelime tekrarları çok fazlaydı bu beni biraz rahatsız etti. Belki orijinalinde de böyledir bilemiyorum. Sonunun nasıl bittiğini pek anlayamasam da gerçekten insanı etkisi altına alabilen, içinde Dostoyevski’nin şiir gibi sözlerinden bolca bulunan güzel bir kitap. Üstelik Dostoyevski’nin sadece 2. kitabı olmasına rağmen her zamanki gibi oldukça başarılı.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 10:48
Dünya satranç şampiyonu Czentovic’tir. Gemide bir grup insanla satranç maçı yaparken avukat olan Dr.B. Czentovic’in rakiplerine şaşılacak derecede yardım eder. Daha sonra da kendi hikayesini bu
SatrançStefan Zweig · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 2017279bin okunma
Reklam