1940 yılında yayınlanan bu roman tamamen bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında yaşanan dönemin Türkiye’sinin toplum yapısını anlatıyor. Karakterlerin iç konuşmaları, kendileri ile hesaplaşmaları başarılı bir şekilde aktarılmış. Kendi yolunu bulamayan ve sürekli içindeki şeytanla boğuşan Ömer, bu şeytanlıklardan sevdiği insanları korumaya çalışırken insanlığın ne kadar aciz ve bencil olduğunu yüzümüze vuruyor. Aynı zamanda romanda dönemin aydın kesimi de oldukça yozlaşmış şekilde aktarılıyor. Hatta okuduğum bazı makale ve yazılarda romandaki karakterlerin Sabahattin Âli’nin yakından çevresinden yazarlar ve aydınlar olduğunu okumuştum.
Kitabın içindeki şiir gibi sözler hem ahenk yönünden hem de aslında hepimizin içinde beslediği şeytanı yakından tanımasına imkan sağladığından dolayı muhteşem diyebilirim. Kürk Mantolu Madonna’dan kat ve kat daha fazla etkilendiğim bir kitap oldu. Akıcılığı, dili, olay kurgusu bakımından oldukça başarılı. Ne demişler: “Sabahattin Âli bir yaratıcı olsaydı kutsal kitap ‘ İçimizdeki Şeytan’ olurdu. :)
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma