Tek yapmanız gereken, her çocuğun farklı olduğunu unutmamanız ve onu gözlemleyerek süreci yönetmenizdir. Uyumayı öğrenemeyecek çocuk yoktur ama bunu öğretmemiş anne-baba vardır.
İşte kadının yaşamı: Hibe edilecek bir yaşam! O kesin! Kesin olmayan kime hibe edileceği.
Babaya mı?
Anaya mı?
Kocaya mı?
Kaynanaya mı?
Evlatlarına mı?
Kime hibe edileceğini yaşamı belirliyor.
Her erkek biraz odunluk vasfına sahip onu işleyip biçime sokmak sizin elinizde. Flört yada nişanlılık döneminde biçime sokamayacağınızı anladığınızda yolları ayırmak gerek yoksa her iki taraf üzülür.
İşte kadının yaşamı: Hibe edilecek bir yaşam! O kesin! Kesin olmayan kime hibe edileceği.
Babaya mı?
Anaya mı?
Kocaya mı?
Kaynanaya mı?
Evlatlarına mı?
Kime hibe edileceğini yaşamı belirliyor.
I + XI = X
Bir artı on bir eşittir on mu?
Hemen 'Yanlış.' dedi.
'Peki bunun doğru olmasının bir yolu var mı sence?' Ambra başını iki yana salladı. 'Hayır, denklemin kesinlikle yanlış.'
Profesör nazikçe genç kadının elinden tutup kendi bulunduğu tarafa çekti. Ambra işaretlere onun durduğu noktadan bakıyordu.
Denklem baş aşağı olmuştu.
X = IX + I
Ambra şaşkınlık içinde başını kaldırdı.
Langdon gülümsüyordu.
'On eşittir, dokuz artı bir. Bazen başka birinin gerçeğini anlamak için tek yapman gereken bakış açını değiştirmektir.'