Kim bilir, kim bilebilir ne güzel bir histir tam olmak? Sıradan bir ailede dünyaya gelme kaderiyle taçlanmak. Orada güvende büyümek; sancısız, acısız, korkusuz. Sahi korkmamak nasıl bir histir kim bilir, kim bilebilir? Sobanın yanında hep birlikte yenen akşam yemekleri Şubat sonlarında. Bahara çok yakın. Oracıkta, anne, baba, çocuklar ve sıcak yemekler hep bir arada. Ödevlerini tamamlamış bir çocukluk neşesiyle. Şakalar ve bilmeceler eşliğinde. Önce dört ayaklı, sonra iki, sonra üç ayaklı olan kimdir? Kimdir? Kimdir? Ben cevap vereceğim. Hayır ben. İnsan. İnsandır. İnsan insanın ilacıdır. Başka bir dünyada, başka bir ülkede, başka bir şehirde, başka bir sokakta, başka bir evde insan insanın ilacıdır. İyi gelir yan yana durmak. Hep bir arada. Hiç yıkılmayacakmış gibi. Hep sonsuzmuş gibi, orada, kadim. Bir arada. Beraber ve mutlu. Kim bilir, kim bilebilir sıradan bir ailede büyümenin verdiği o dünyalara sığmaz güveni. Kim bilebilir...