Şairin; "Yaşlandığında Eyüp Sultan olmak istersen, gençliğinde âşık ol İstanbul'a.." demesini bu kitabı bitirdikten sonra daha iyi anladım.
İskender Pala tarihsel olayları hem aslını bozmadan hem de sıkmadan, bu kadar etkileyici ve akılda kalıcı anlatabilen benim için nâdir bir yazar. Eserleri içinde en hızlı ve keyifli okuduklarımdan biri de Mihmandâr oldu.
Okuduktan sonra artık bizim için Ebu Eyyûb-el Ensârî hazretleri, onun Peygambere olan sonsuz bağlılığı, ahlakı, İslam'ı yaşayışı, hayatı, ölümü, son duası, türbesi ve daha nicesi o güne kadar içimizde kökleşmiş halinden çok daha yüksek bir yere yerleşiyor.
O ve beraberindeki İslam ordusu, peygamberin İstanbul'un fethi müjdesine ve duasına nail olmak emeliyle zor ve meşakkatli bir sefere çıkıyor. Sefer boyunca yaşanan hadiseler, kayıplar, galibiyetler, ortaya çıkan sırlar, rivayet edilen hadisler ve tarihin en müstesna şahsiyetleriyle insanı gerçekten içine çeken çok güzel bir anlatımı var.