Merak Müzisyeni

Merak Müzisyeni
@MerakMuzisyeni
Platon’un idealizminden, Van Gogh’un fırça darbelerine, Homeros’un destansı şiirlerinden modern dünyanın karmaşasına kadar uzanan yolculukta yaşam senfonisini arayan bir felsefe, sanat, edebiyat, mitoloji, tarih meraklısı.
Müthiş.
Kütüphanelerini istediğin kadar kilitle; zihnimin özgürlüğünü ne bir kapı ne bir kilit ne bir sürgüyle kısıtlayabilirsin.
Sayfa 81 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne var ki üstün gelen eril değerler. Kabaca sövlemek gerekirse futbol ile spor "önemli", moda merakı ile kıyafet satın almak "önemsiz"dir. Bu değerler kaçınılmaz olarak hayattan kurmacaya da aktarılmıştır. Bu önemli bir kitap, diye varsayıyor eleştirmen, çünkü savaşı ele alıyor. Bu önemsiz bir kitap çünkü salondaki kadınların hislerini ele alıyor. Savaş meydanında geçen bir sahne dükkânda ge- çen bir sahneden çok daha önemli - değer yargılarındaki farklara her yerde, çok daha incelikli şekillerde rastlanır. Bu yüzden yazar kadınsa 19. yüzyılın başındaki bir romanın tüm yapısı yolundan hafifçe saptırılmış, dış bir otoriteye hürmetten kendi berrak görüşünü değiştirmek zorunda kalmış bir zihnin eseri oluyordu.
Sayfa 79 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Oysa belli ki ruhunu nefret ve korkudan kurtarabilseydi, kinlenmeseydi, gücenmeseydi içindeki ateş alev alev yanacaktı.
Sayfa 65 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Yazmak yeterli olmadı, maalesef yaşamaktan bile alıkoydular
Belli ki ruhu hiçbir şekilde "tüm engelleri aşıp tutkuyla yanmamış", Aksine nefret ve sıkıntıyla boğuşuyor. İnsan ırkı onun için ikiye ayrılmış. Erkekler "karşı güçler"; erkeklerden nefret ediliyor ve korkuluyor çünkü onu yapmak istediği şeyden, yani yazmaktan alıkoyma gücüne sahipler.
Sayfa 64 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
16. yüzyılda büyük bir yetenekle doğan herhangi bir kadın şüphesiz delirir, kendini vurur ya da ömrünü, kasabanın dışında ıssız bir kulübeye kapanıp yarı cadı yarı büyücüye, korkulan, alay edilen birine dönüşmüş halde geçirirdi. Zira sıra dışı yetenekli olup da bu şiir yeteneğini kullanmaya çalışan bir kız başkaları tarafından sürekli kösteklenip engellenir, kendi zıt içgüdüleri tarafından da sürekli ıstırap içinde parçalara bölünürse o kızın sağlığını ve akli melekelerini yitireceğini tahmin etmek için psikoloji uzmanı olmaya gerek yok.
Sayfa 55 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular