Şu sıralar daha önce tanışmadığım yazarlarımız ile selamlaşıyorum. Tanışmak için seçtiğim ilk eserlerle şu zamana kadar hiç olumsuz bir yargıya varmadım çok şükür. Tarık Tufan yazarımız ile selamlaşmış olduğum bu eseri hemencecik bitirdim. Tarık Tufan'ın kendine has o muhteşem kaleminin etkisi ile başından sona nasıl geldiğimi anlamadım. Yazarımız gün içinde bazen bizzat şahit olduğumuz bazen duyduğumuz bazen de haberimiz olmadan yaşanan birçok sorunu ( dini görüşlere duyulmayan saygıyı, istismarları, cinayetleri ve çocuklara iş gücü gözüyle bakılmasını) bir serzeniş nidasıyla aktarmış. İşlediği küçük detaylar yüreğimde koca bir acı oldu adeta. Eserde görmediğimiz ya da bakıpta görmezden geldiğimiz farklı hayatlara bir kapı açmış. Bir durup düşünmek gerekir bence . Ne için mi?
• " En son hangi acı seni uykusuz bıraktı? En son hangi coğrafyaya gözyaşı döktün? En son hangi cümle beynini darmadağın edercesine odanın duvarlarında yankılandı?
İşte bu sorular ve daha birçok soru üzerine yoğunlaşmak ve bir nebze olsa farkında olmak için Tarım Tufan'ın bu güzel eserinde soluklanmalı diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar
* Her şey eninde sonunda sessizdir. Bir gün kırılganlığından kalan ve tekrar tekrar kırılan müteellim bir insan sesinin başlattığı ağlamanın kırı sessizdir.
" Aydınlık sabahı düşün ve durgun karanlık geceyi. Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı. Öteki dünya senin için bu ilk bölümden mutlaka daha iyi olacak! Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana ( kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak."
• Duha, 1/5