Yaşamak mı hayatta kalmak mı?
Yaşlı Fugui den Fugui nin hayatını okuyoruz.
“Bu tavuklar büyüyünce kaz olacak, o kazlar büyüyüp kuzu olacak. Kuzular büyüyünce öküz olacak ve biz yine zengin olacağız.”
Varlıklı ailesinin tüm malını kumarda yiyen Fugui bu sözle kandırıyordu hep kendini.
Hayatta hiç çalışmamış olan Fugui, tarlalarda çalışmayı; çeşit çeşit yemeklere alışık olan Fugui aylarca aç kalmayı öğrenecekti.
Çin in kaotik siyasal sistemi içinde halk açlıkla, fakirlikle mücadele ediyordu.
İnsan yaşamı değersizdi.
Yokluk, fakirlik Fugui ye ailesini sevmeyi, kıymetini bilmeyi, onlar için çalışmayı öğretti.
Bazı insanlara bazı şeylerin kıymetini anlaması için en kıymet verdiği şeyin elinden alınması mı gerekiyor diye sordurdu kitap bana.
Kitapta sadece Fugui nin yaşantısına tanık oluyoruz ama o dönem insanlarının neler yaşadığını, nelerle mücadele ettiğini de görmüş oluyoruz.
Fugui, yaşlı Fugui olana kadar tüm sevdiklerini tek tek kaybediyor, tüm malvarlığını kaybediyor, yemeğeni, evini kaybediyor. Tüm kayıplarıyla Yaşlı Fugui oluyor.
Peki bu “YAŞAMAK” mıdır yoksa “HAYATTA KALMAK” mı?