Öyle mi oluyor, diye bakar çocuk.
Gününü değerlendirmeye bakacaksın..günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: şimdi ömrünü bitmiş say, ömrün bitmiş de sen yalvarmış, yakarmışsın, sana gözyaşların için cabadan bir gün daha vermişler.. işte şu anda da o bir tek son günün içinde bulunuyorsun.. işte o son günde ne yapacaksan, her gün onu yapacaksın.
O zaman bu bahçede gezinmem ki, der çocuk.
Ne yaparsın ya?
Ağlarım.
Bir ömür boyu bizi anlamayan insanların arasında yaşamak için ne suç işledik,bilmiyorum. O insanlarin arasında başını kaldirip doya doya nefes almanin da bir mükafatı vardır diye düşünüyorum.
Yine sessizliğin koyu rengine boyanmış kara geceler. Gecelere kara desem de aldırma. Hasreti demliyorum ben kara gecelerde. Saklı sevmiyorum ama sakli ağlıyorum. Geceler gizler be azizem. Koca bir adamın çocuk gibi ağlayan yanını gizler.
Fikirlerin birbirinin yerine geçebildiğim
kabullenmemekte ısrar edilince, kan akar... Kesin
kararların altından bir hançer yükselir; alevli gözler
cinayet habercisidir. Hamlet’ten etkilenmiş mütereddit
bir ruh asla zarara yol açmamıştır