Bilmeyen yoktur ama yine de çok kısa serinin konusundan bahsetmem gerekirse: Çocukluğunda yaşadığı olay neticesinde hava olaylarını kontrol edebilen kızımız Nil'in 11 yıldır sevdiği çocuk olan Pamir ile başından geçenler desem çok ta yanlış olmaz.
Kitap genel olarak kovala-kaç şeklinde ilerledi. Aynı zamanda heyecanı elden hiç bırakmadı. Ben birinci kitaba çok büyük beklentiyle başlayıp o kadar çok sevemememe rağmen bu kitaba tek kelime ile bayıldım. Yazarın dilinin akıcılığından bahsetmeme gerek bile yok. Okuduğum zaman bayrama denk gelse de dört günde bitirdim. Hemen Açık Yaralar Ve Dikiş İzleri ile Verem Nidahen'i almak istiyorum.
Son olarak kitabın en eleştiri alan kısmı yani sonu hakkında biraz konuşmak gerekirse. Bence biraz klişe bir son olsa da kitaba mükemmel uymuştu. Tabii insanların sevmeme nedenlerini de anlamıyor değilim. Bine yakın sayfa okuyorsunuz ama seri bittiğinde aklınızda bir çok soru işareti kalıyor. Açıkçası bu benim için bu kadar dert değildi. Ayrıca saatlerce ağladığımdan bahsetmiyorum bile. Hele o sonundaki alıntıyı her duyduğumda içim parçalanıyor:
"Söylesene Siyah Kuğu, sen buradasın diye mi yağmur yağıyor, yoksa bulutlar da mı bize ağlıyor?"
Pamir...