Ölüm ise toprakta, dünyada, karanlıkta son bulur. Ama bu bilinmeyen bir durum değildir, çünkü ana rahmi de karanlıktır. Karanlıktan gelip, karanlığa gidiş, karanlıkta bilinmeyen bir güç olduğu izlenimini verir. Ölüm ve yeniden doğum fikri bu anlayışın ürünüdür.
Evren anlayışının şekillenmesinde insanları motive eden temel etken evrenin kendi bildiklerinin ötesinde bilinmez olmasıdır. Güneşin neden doğudan doğduğu, yıldızların gökyüzündeki konumunun değişimi, ayın evreleri gibi bilimsel bilginin eksikliğinden kaynaklanan bilinmezlik ilk bakışta olumsuz bir durum olarak görünmesine rağmen eski uygarlıklar bilinmezliği, mistisizm ile karıştırarak kendi varlıkları için bir dayanak ve tanrıların varlığı için bir gerekçe oluşturmuşlardır.