Hayatımızdaki gerçeklikleri böyle yanlış yorumlarız, böyle tahminler eder, kontrol etmez, kendimize hikayeyi böyle anlatırız, zaten inandığımız şeyi kuvvetlendiririz.
Eğer acımızı dikkate almaz ya da kendimizi kayıp veya yalnız, bir başkasına ne kadar küçük görünse de hayatımızdaki zorluklardan korkmuş olduğumuz için cezalandırırsak, o zaman mağdur olmayı seçiyoruz demektir.

Biz yaşananlardan mağdur olmayız ama kurban edilmeye takılı kaldığımızda mağdur oluruz. Bir mağdur zihin yapısı geliştiririz; sert, pesimist
, geçmişe takılmış, affetmeyen, cezalandırıcı, sağlıklı sınırları olmayan bir düşünme ve varoluş biçimi geliştiririz.