"Şun anda ne yapmaya ihtiyacımız var?
Hangi eyleme geçmeliyim?"
Bunu başarmanın anahtarı kendi içinize bakıp ikigainizi bulmaktır.
Hepimizin ikigaisi farklıdır ama ortak olan tek şey herkesin bir amaç edinmeye çalışmasıdır. Bize anlamlı gelen gelen şeylere bağlı kaldığımızda hayatı dolu dolu yaşar ama bağlantıyı kopardığımız anda umutsuzluğa kapılırız.
"Bize düşen düştüğümüz yerde beklemek oldu hep. Bekleyecektik ve beklenenler asla gelmeyecekti. Gelecek dedikleri şey, olmayanlar, gelmeyenler ve kaybedilenler üzerine inşa edilecekti. Soğuk, karanlık, yalnız ve tedirgin koridorların çatlak duvarlarına asılmış birer gölgeydik bu hayatta. Bir fotoğraf kadrajının dışında bırakılmış sevimsiz bir detay, devam zorunluluğu olmayan sıkıcı bir derstik.
"Öğrenemediler. Onlar bizden vazgeçtiler. Vazgeçtiler ve kazandılar."
" Biz kaybettik. Yine de vazgeçmedik. Her seferinde daha güzel kaybettik. "
" Zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur."
" Hey adamız, bize gösterdiğin onca cömertlikten sonra bu kötülüğü yaptığımız, düşmanımızı saygı göstererek karşıladığımız, üstelik öne doğru hafifçe eğilerek elini sıktığımız için bizi bağışla! "
"Oyun daha yeni başlıyor benim saf arkadaşım. "
" Oysa insanlar eşit değildir. Güçlüler ve zayıflar vardır ve hayat bunlar arasındaki mücadeleden ibarettir."
" Bu adanın asıl sahibi martılardır. Bizden binlerce yıl önce gelmişler buraya! "
"Kim bilir. İnsan yüreği çok karanlık, çok karmaşık. "
" Ada eski günlerindeki gibiydi, hiçbir şey değişmemişti sanki ; değişen bizdik. "