Bu insaflı, Allah korkusuyla iş yapan, ilimle bilimi etik sınırlar dahilinde harlamanlayan âlimlerimizi unutmak ve aktaramamak sadece onların şahıslarına mı yoksa kendi neslimize mi ihanettir? Bilemiyorum. Ancak bildiğim ve emin olduğum tek bir şey var: “MÜSLÜMANLARIN AŞAĞILIK KOMPLEKSİNDEN KURTULUP KENDİNE GELEBİLDİĞİ GÜN, BATININ BİR TAHAKKÜMÜ KALMAYACAKTIR ÜZERİMİZDE!”
Hem bir yandan insan neslini azaltmaya çalışıp, nüfusu dengelemeye çalışıp hemde bir yandan bize daha uzun bir ömür mü biçiyorlar? Asla!
Bu çelişkiyi neden göremiyor gözlerimiz de, her işi hayrımıza zannediyoruz biz ? Bugün bilim, yeni icatlar ile ekolojiyi düzenlemekten, Allah’ın ilmini hayra kullanmaktan ziyade haşa Allah’ın işini yapmaya çalışmaktadır.
Kur’ân’ın bizlere ilk emri olan “Oku!”, yüzeysel bir okumayı kesinlikle kasdetmiyordu. “İkra okuması” sadece harflerin telaffuzundan ziyâde ; hakikatin idraki ve hayata tatbikiyle başlayan bir hesaplaşmanın kapısını aralıyordu.