Mert Bulut

Mert Bulut
@Mertbltt
3 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Her şey tembel mülk sahibi için, her şey çalışkan proletere karşı: küçük yaştan itibaren bir çocuğun tabiatını bozup yozlaştıran burjuva eğitim; onun küçükcük kafasını eşitlikçilik karşıtı düşüncelerle doldurur; din [genel olarak kilise], kadının beynini bulandırır; yasa, dayanışma ve eşitlik düşünceleri alışverişini engeller; para, emekçilerin dayanışmasının savunucusu –gerektiğinde– satın alıp yozlaştırır; yozlaşmalarına izin vermeyenlerin ağızlarını kapatmak üzere de hapishane ve kurşun... Devlet bu işte
Bir insan Topluluğunu yıkıp geçebilen ve doğasını bütünüyle gerçekleştirmesini engelleyen tek bela ve tek sakatlık yanlız kalmaktır
Zira, doğduğumuz günden beri, bilinçli ya da bilinçsizce binbir yolla çevremiz birtakım değer yargılarına, güdülenmelere, (verilen eğitim yoluyla benimsediğimiz, uygarlığımızın tarihsel oluşumunun düşünsel bakışını içeren) ilgi merkezlerine dayanan, karmaşık bir başvurular sistemini, sanki bunlar olmaksızın bu uygarlık düşünülemezmiş ya da gerçek davranışlarla çelişirmiş gibi, zorla kafamıza sokar.Bu başvurular sistemine bütünüyle uyarak hareket ederiz, kendi dışımızdaki kültürel gerçeklikleri ise ancak bu kültürler sistemimizin kalıplarını bozdukları ölçüde (onları görmemizi olanaksız kılacak derecede aşırıya kaçmadığı durumlarda) gözlemleyebiliriz.
Devrimci Liderlik
Egemen seçkinler için örgütlenme, kendilerini örgütlemek demektir. Devrimci önderler için örgütlenme, kendilerini halkla birlikte örgütlemek demektir. Birinci durumda egemen seçkinler, erklerini, insanlara daha etkin egemen olabilecekleri ve onları kişiliksizleştirebilecekleri şekilde yapıştırır. İkinci durumda örgütlenme ancak varlığı özgürlüğün praksisinin ifadesiyse ancak o zaman doğasına karıştırılmamalıdır. Bir örgütlenme elbette önderlik, disiplin, karar belirleme ve hedefler olmaksızın –yerine getirilecek görevler ve hesap verme olmaksızın– ayakta kalamaz ve bunlar olmadan, devrimci eylem işlemez. Ancak bu olgu hiçbir şekilde, halka kullanılacak nesne muamelesi yapılmasına gerekçe oluşturamaz. Halk zaten ezenler tarafından kişi olmaktan çıkarılmıştır; eğer devrimci önderler de conscientização için çalışmak yerine halkı manipüle ederlerse, bu, örgütlenmenin en temel hedefiyle yani özgürleşmeyle çelişir. Halkı örgütlemek, içerisinde, kendileri de kendi sözlerini söylemekten alıkonmakta olan devrimci önderlerin dünyanın nasıl adlandırılacağını öğrenme tecrübesini başlattığı süreçtir. Bu, gerçek bir öğrenme tecrübesidir ve bu nedenle diyalogcudur. Önderler sözlerini bu yüzden tek başlarına söyleyemezler; halkla birlikte söylemek zorundadırlar. Diyalogcu bir şekilde davranmayan, kendi kararlarını dayatmakta ısrar eden önderler halkı örgütleyemez, manipüle ederler. Özgürleştirmezler, kendileri de özgürleşmezler, sadece ezerlerin hedefine uygun düşer.
Sayfa 197
Tahakküm doğası gereği, antitezini içeren , sadece bir hükmeden kutup ile bir de hükmedilen kutup gerektirir. Bu çelişkiyi çözmeye girişen devrimci özgürleşme, sadece bir hükmeden kutup değil, aynı zamanda bu kutupların değil, ayrıca bu girişim sırasında ortaya çıkan bir önder grubun da varlığını da gerektirir. Bu önderlik grubu ya da devrimci kendini halkın ezilme durumuyla özdeşleştirir ya da devrimci değil halk hakkında düşünmek, bu düşünceye kendini katmamak, halkla birlikte düşünmek, halkla birlikte düşünmeyi ihmal etmek, önderin devrimci olmaktan vazgeçmesinin en garantili yoludur.
Sayfa 153