"Niğde'ye yaklaşıyorduk.
Yanımda oturan bir Niğdeli, şehrin eteğini saran ağaç kümeleri arasında pek iyi seçemediğim bir noktayı işaret etti:
-Faruk Nafiz'in hanı, dedi.
Büyük şairin han sahibi olduğu günleri de inşallah görürüz. Fakat yol arkadaşımın bana gösterdiği bina, Faruk Nafiz'in unutulmaz Han Duvarları şiirinde tasvir ettiği han idi. "
"Niye kitap okumuyorlar?" demek "niye piyano çalmıyorlar? "demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir. Ona göre yetişmek, hazırlanmak lazım gelirdi.
Okumak bir kitaptan alınan elemanlarla kendine manevi bir dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir. Bu tâ çocukluktan başlamış uzun itiyatlar(alışkanlıklar) ve egzersizler neticesidir. "