Bir yaşamın değerine nasıl karar verilir?
-Önemli olan, dedi bana bir gün Paloma.
-ölmek değil ölürken ne yapıldığı .
Ölürken ben ne yapıyordum, diye kendime soruyorum. Kalbimin sicakliginda cevabım çoktan hazır. Ne yapıyordum?
Bir başkasıyla karşılaşmış ve sevmeye hazırlanmıştım.
Bozgunumuz bunca kesinken sürdürdüğümüz bu savaş hangisi?
Üzerimize üzerimize gelen bütün bir muharebelerden bitkin düşmüş bir halde, bir sabahtan diğerine gündelik yaşam korkusunu, bu sonsuz koridordan duyduğumuz kokuyu taşıyoruz.
Oysa son saatimiz gelip çattığında, bunca uzun süre arşınlamaktan mukadderatımız haline aldığını göreceğiniz o koridorun. Evet canım, işte gündelik yaşam: can sıkıcı, boş ve israfın istilası altında. Cehennemin yolları bu koridora hiç yabancı değil. Koridorda çok uzun süre kalan günün birinde o yollara dökülür. Bir koridordan yollara düşüş böyle başlar, çarpmadan, sürprizsiz. Koridorun hüzününü her gün yeniden canlandırıyoruz ve iç karartıcı lanetmizin yolunda adım adım ilerliyoruz.
O gördü mü bu yolları? Düştükten sonra tekrar nasıl doğulur? Kavrulmuş gözlerin üzerinde hangi yeni gözbebekleri vardır? Savaş nerede başlar, mücadele nerede biter?