"Sığınak değil en kuytular bile vermiyor o eski emniyeti.
Sığınak dediklerin zaten duvar, beton, soğuk taş;
Oysa insan en çok kendi içine saklanırken kaybolurmuş.
Işığın sızmadığı yerde gölgeler de terk eder adamı.
Şimdi ne arkana bakacak dermanın var, ne de önünü görecek bir fenerin.
Sadece bir fısıltı kalır geriye, en derinden gelen:
'Beni buralarda unutun, çünkü bulduğunuzda tanımayacaksınız.”