Günümüz dünyasında 'Bireyselleşme, özgürleşme' adı altında git gide yalnızlaşan insanın aslında en önemli ihtiyacının anlaşılmak olduğunu, karşısında gözlerinin içine bakarak ve kalbiyle onu dinleyecek biri olduğunda gerçek muhabbetin orada başladığını güzel bir dille aktarmış. Artık hareketlerimizin ne kadar otomatikleştiğini, eşimizi, çocuklarımızı dinlerken farkında olmadan elimizin telefona gittiğini, istemeden de olsa muhatabımızı çok dikkate almadan davrandığımızı kitabı okurken fark ediyorsunuz. Bir nasihatler kitabı değil. Daha çok muhabbet ediyormuş havasında geçiyor. Çok fazla tekrarlar var o biraz beni sıktı ama genel olarak beğendim.