Seni sevmek dünyanın dönmesi gibi kendiliğinden bir
eylemdi benim için. Olup bitene, gördüğüme, duyduğuma anlam yükler ve ilahi bir sebep olarak isimlendirirdim hepsini.
Öyle yıllardı işte. Şakir dede gibi varlıklı bir adamla
babam gibi memur maașıyla yașayan biri aynı sokakta
oturabilir, dere yatağına yapılmış bir gecekonduda kirada yaşayan bir işçi kadının kızıyla onun torunu aynı okulda okuyabilirdi.Birine samimiyetle üzülmek için onu
tanımak gerekmezdi. Hiç tanımadığımız birinin sağlık
haberine, bașarısına, hatta sevincine bile içten sevinmek mümkündü.
"İnsanın hayatı tanımadığı ne çok kişiyle çarpışıyor aslında. Ya da tanıdığı ama anımsayamadığı. Kaderin ince iplikleriyle birbirine bağlı çiçekler gibiyiz."