****Spoiler*****
Alışkanlıkların uyuşukluğu.
Yıllardan beri gerçek yaşamının başlayacağını umut eden bir subay: Drogo. Harp akademisinden mezun olur ve teğmen olarak Bastiani Kalesi’ne atanır.
Bastiani Kalesi, Tatar saldırılarına önlem olarak yapılmış, bir tarafı dağ, bir tarafı çöl olan sınır kalesidir.
Bir sürü asker savaş umudu, zafer tutkusu gibi sebeplerle kaleden bağlarını koparamaz.
Drago , zamanın nasıl boşa umut etmekle harcanabileceğini, otuz yıl beklediği savaş başlarken kaleden sürüldüğünde anlar. (Hayatın boyunca beklediğin an gelmiştir ama artık sen oraya ait değilsindir.)
Aslında kitap bize çocukken sonsuz gibi görülen yılların ne çabuk tükendiğini anlatıyor.
Yazar; zaman, umut, dostluk, yol ayrımları,zafer tutkusu ve tüm bu sebeplerin hayatı nasıl monoton hale getirdiği üzerinde duruyor.
Önemli kararlar alırken hep aklıma gelecek olan bir kitap. Büyük bir keyifle okudum, listenizdeyse hemen okumaya başlayabilirsiniz.
**Ya , gayet sıradan bir yazgıya sahip sıradan biri olarak yaratılmışsa?
**Neden hiç kimse ona doğruyu söyleme cesaretini göstermedi?
**Dünyada yapayalnızdı ve onu kendisinden başka sevecek kimse yoktu.
**Bir insan acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor.