Momo....
Zaman, yaşamın kendisidir ve yaşamın yeri yürektir...Kimsenin bilmediği bir yerde, bilinmeyen bir zamanda, kimsenin bilmediği başka bir yerden gelip, herkesin hayatına girip insanların yüreklerine dokunan MOMO...
Muhteşem hayal öğeleri barındıran kitabı öylesine okuyup geçmek yerine, asıl anlatılmak isteneni görmek lazım. Mesela "duman adamlar" gerçek olabilirmi? Sosyal medya, telefonlarımız, hayatımızı kolaylaştıran ve bize zaman tasarrufu sağladığını düşündüğümüz teknolojik aletler hepsi birer "duman adam". Sürekli bir koşuşturma içinde olduğumuz hayatta zamanımız yanlızca çalışıp kazandıkçamı değerli... :(
Çok değer verdiğim bir diğer yazar Zülfü Livaneli ve eseri Son Ada . Akıcı ve düşündürücü hikayesini ben çok sevdim çok etkilendim, şiddetle tavsiye ediyorum...
Dostoyevski’nin daha 27 yaşındayken nasıl olurda böyle mükemmel bir öykü yazdığı ise takdire şayan. Hüzün, aşk, ümitsizlik, çaresizlik gibi daha birçok duygunun sizi sarıp sarmalayacağı bir eser. Beyaz Geceler de sevdiğim öykü kitapları arasına girdi. Kitap 5 öyüküden oluşuyor, Öykülerin hepsini sevdim ama favorilerim kesinlikle Beyaz Geceler ve Yufka Yürekli oldu. Beyaz Geceler’i okurken yer yer üzüldüm yer yer içim umutla doldu. Yufka Yürekli öyküsündeyse dostluk o kadar güzel anlatılmış ki hayran kalmamak mümkün değil. Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum
Ege Üniversitesi ' nde başlayan Güneydoğu'ya Diyarbakır' a kadar uzanan bir aşk hikayesi . Gülşah ile Şahin ' in yaşadığı aşk ta sevgi, mutluluk, hasret, umutsuzluğu okuyacaksınız. Böyle olmalıydı, böyle bitmemeliydi diyeceksiniz.
Ben bir memleketimi bir de seni çok sevdim " dedi Şahin.
"Ben en çok seni sevdim ve şimdi senin sevdiğin herşeyi seviyorum." dedi Gülşah. İkisi de çok güzel sevdi....
Okurken ağladığım nadir kitaplardan biri ...Hikayenin gerçek oluşununda etkisi var tabi. İnsanın kendinden bir parça bulduğu bir hikaye. Öyle bir kitap ki elinizden hiç bırakmadan , gözyaşlarınızın akmasına engel olmadan , sonunu az çok tahmin ederek okuyacağınız bir hikaye. Kızdığım, sinirlendiğim çok şeyler oldu.
Bu kitap Nazım Hikmet'in hapishanede hissettiği çaresizliği, üzüntüyü,özlemi ve eşi Piraye'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Okurken Nazım Hikmet'in duyguları aynı şekilde ben de hissediyorum.