çocukluk yaşlarındaki cinsel taciz ve bastırılan anılar uzantısında ortaya çıkan suçluluk duygusu ve cinsel korku, yetişkinlik döneminin nevrotik belirtilerine dönüşebilir.
Hem kendimizin hem de ötekilerin bir kişiliği olduğuna canhıraş inanmak isteriz. Kendimizin dışına çıkmayacağımız bir kişiliğimiz olsun isteriz ki böylelikle seçmek zorunda kalmayalım.
Evet. Şu alıntı da bir
yönüyle bu özlemi dile getiriyor sanırım:
“"Kişilik, sayın bayım, en önemlisi budur işte: İnsanın kişiliği kaya gibi sağlam olmalıdır, çünkü her şey onun üzerine bina ediliyor." (Turgenyev)
Kişiliğimizde sabit bir şeylerin varlığını da çok önemli bulurum ama bir bütün olarak değişmez bir kişilik arzu etmek de seçim yapmanın zorluğundan ve korkutuculuğundan kaynaklansa gerek bu alıntınızda değinildiği gibi!
İYİ okumalar dilerim. 📖
Evet, devamında şunlar yazıyor kitabımda: "Sorumluluk almak zor gelir, hep bağırıp çağırdığımızda, "iyi ama ben öfkeli biriyim" deyip işin içinden çıkmak kolaydır. Ötekilerin bir kişiliği olsun isteriz, böylelikle onları belirli kılarız. Aslında ötekiler sürprizlerle doludur; bizi iyi veya kötü anlamda her zaman şaşırtır. Ancak bu belirsizlik ve muğlaklık bize hiç iyi gelmediğinden onları da bir kategoriye yerleştirmek isteriz."