İlk defa sayfalar dolusu yazı yazmak istediğim kitap. Tabii bunu yapmayacağım, birkaç defa tuşlara basıp iç dünyama gideceğim.
Bir felsefeyi temsil eden kendi görüşünü sonuna kadar vermeye çalışan sağlam güçlü bir distopya. Evet bence distopya, bazıları bunun böyle olmadığını söyleyebilir ama böyle.
"Sineklerin Tanrısı," çocukların ıssız bir adaya düşmesi sonucu ortaya çıkan toplumsal çöküşü ve insan doğasının içsel vahşetini anlatan bir roman. Kitap, uygarlığın sınırları ortadan kalktığında, çocukların kendi toplumlarını kurma çabalarını ve bu süreçteki çatışmaları ele alır. İnsanların içindeki karanlık ve vahşet potansiyeli, adadaki olaylarla birlikte derinlemesine incelenir. Roman, toplumsal düzenin kırılganlığını ve insanın doğasındaki karmaşıklığı sorgular.
Konuşamayan, yüreyemeyen, size muhtaç olan evinizdeki, sokağınızdaki, okulunuzdaki o küçük insanların da doğuştan kötü yönlerinin olduğunu söyler kitap. İnsan doğuştan kötü doğar. İnsan doğuştan iyi doğar. Her iki durum da insanlara sonradan yüklenmiyor. Fabrika çıkışı böyle. Tamamen "iyi olan bir ortamda" kötülük gizlenmek zorunda kalsa da minimum seviyeye inse de en ufak açıklıkta kendini gün yüzüne çıkarır. İyilik ise ancak kurallarla sağlanır.
Karakterleri bile tek tek yazasım var ama gitmek istiyorum.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,2bin okunma
Klavyenize sağlık roj bey , bence de çok iyi bir distopya , ben okurken de çok beğenmiştimm minik tombik gözlüklü jojuğu unutamıyorum ve tek kelimeyle nefes kesici bir kitaptı .
Kahramanmaraş depreminde saatler sonra tivitirda gündem oluyor ve günler sonra enkaz kazıları başlıyor hâlâ deprem bölgesinde onlarca sorun ve aksaklık var fakat hepsi görmezden geliniyor İstanbul'da bir sarsıntı oluyor ve herkes telefona sarılıyor ahkam kesiyor gerçekten pes doğrusu umarım deprem olmaz umarım en az hasarla atlatırlar ama bizi unutup boşveren çoğu insan bizim yaşadığımız sıkıntıyı şimdi yaşarken şikayet ediyor herkes başına gelince ağlıyor kimse kimseyi bilmiyor.