İddia ediyorlar ki Arap harfleri zormuş, kimse öğrenemez okuyamazmış, latin harfleri okuyup yazmayı yaygınlaştırmış, insanların bilgi düzeyini yükseltmiş...
Etrafıma bakıyorum. İddiaların hep aksini görüyorum. Okuma yazma bilenlerin sayısı şu elli yılda yüz kişide elli kişiye bile çıkarılamamış, üstelik okuyup yazanların hali pek acıklı. İçlerinde okuldaki mecburi kitapların dışında kendi iradesiyle kitap alıp okuyan parmakla sayılacak kadar az. Oysa benim dedem mesela basit bir marangozdu, iki zahire sandığı dolusu kitabı vardı, ağır ağır kitaplar, tefsirler, Gazaliler, Camiler, Mevlanalar...
Ne mi oldu bunlar? Okuma yazma bilmeyenlere miras kaldı? Okuyabilenler de okumadı. Zira toprağa gömdüler. Devletin memurları baskın yapar, yakalar, vay bu harfleri mi okutur, okursunuz diye hapse atarlar diye toprağa sakladılar. Nasıl olmuşsa bilmiyorum, vurmuşlar bize, biz vurmamışız...
Bu anlattığımız küçücük bir misaldi. Kaçabilir miydik bilmiyorum, kaçmamışız, gömmüşüz toprağa kitapları.
Acaba vurmak bitti mi? Acaba vurdular vurdular bitti mi? Yoksa hâlâ vurmakta mıdırlar?