…terazili bir başka adam vardı ve gözleri örtülmüştü, beyaz bir zambak tutan kel bir ihtiyar vardı ve gözleri örtülmüştü, kınından çıkarılmış bir kılıca dayanmış başka bir ihtiyar vardı ve gözleri örtülmüştü, güvercinli bir kadın vardı ve ikisinin de gözleri örtülmüştü, iki karga-lı bir adam vardı ve üçünün de gözleri örtülmüştü, gözleri örtülü olmayan tek kişi bir kadındı, o da oyulmuş gözlerini gümüş bir tepside taşıyordu zaten. Doktorun karısı kocasına, Karşımda ne olduğunu sana söylesem bana inanmazsın, kilisedeki resimlerde herkesin gözleri örtülmüş, dedi, Ne garip, neden olabilir ki, Ben nereden bileyim, diğerleri gibi kör olacağını anlayan umutsuz bir müminin işi olabilir, buradaki rahibin kendisi yapmış olabilir, belki de haklı olarak körler resimleri göremediğine göre artık resimlerin de körleri görmemesi gerektiğini düşünmüştür, Resimler görmez ki, Yanılıyorsun, resimler onları görenlerin gözleriyle görürler, ancak şimdi herkes gerçekten kör olmuş oldu, Sen görmeye devam ediyorsun, Gitgide daha az göreceğim, görme yetimi kaybetmesem bile her geçen gün daha da kör olacağım çünkü beni gören hiç kimse olmayacak, Eğer resimlerin gözlerini peder örttüyse, Yalnızca benim düşüncem bu, Gerçekten bir anlamı olan tek varsayım bu, şu sefaletimize biraz ihtişam kazandırabilecek tek varsayım…