Hayatimda yarim biraktiğim sanirim ikinci kitap olsa gerek..
**Berbat bir anlatim dili ve saçma sapan konusu olan, gereksiz para verdiğim bir kitap oldu..
Daha önce okuduğum hatta yarım bıraktığım birkaç kitap da dahil olmak üzere, "bir an önce bitsin" diye kendimi paraladığım bir eser oldu bu kitap.. Normalde kitaplara verdiğim paraya acımam ama buna verdiğim paraya cidden acıdım ya
Söyleyeceklerim bu kadar..
Öyle güzel ve öylesine güzel etkilendiğim bir roman okudum ki sıcağı sıcağına hemen yorumlarımı yazmak istedim
**Zülfü Livaneli zaten çok severek okuduğum bir yazarken "bu romanı ile kalbime taht kurdu" diyebilirim..
**Ege kasabalarından birinde geçen olaylar balıkçı Mustafa'nın denizde yarı ölü bir bebek bulmasıyla devam eder. Daha önce kendi bebekleri "Deniz''in denizde boğulmasıyla sarsılan aile fertleri bu bebeğe gittikçe bağlanır ve haber tüm köye yayılınca ortaya bambaşka şeyler çıkar..
**Türkiye'nin içinden bir türlü çıkamadığı "Göçmen Sorunu"ile bizi yüzleştiren bu eseri okurken hem ağladım hem her sayfasında bambaşka hislere ulaştım.. Zihnimde beliren bu capcanlı anlatı ilerleyen günlerde okumayı hedeflediğim Livaneli eserlerinde de ortaya çıkacak mı? Okuyup göreceğiz
Stefan Zweig'in son okuduğum eseri sanırım "İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği Anlar" idi ve bu çok da hoşuma gittiği söylenemeyen kitabı düşündükçe bir türlü okuyasım gelmiyordu. Bir gün rastgele kitap sayfalarından birinde gezinirken önüme çıktı "Değişim Rüzgarı"ve iyi ki de almış okumuşum,dedirtti bana..
** Christine adında,28 yaşında bir postahane memuresinin, Hollanda asıllı zengin bir aristokratla evli olan teyzesinin İsviçre'deki tatillerine Christine'i de davet etmeleri ile başlayan ve bu tatilde değişimin hasını yaşayacağını göreceğimiz bir roman söz konusu..
**Eser hosuma gitti gitmesine de sayfalarca süren gereksiz betimlemeleri eseri gereğinden uzun zamanda bitirmemi sağladı. Ama
Stefan Zweig neyse ki temmuz ayına sığdırdığım 9. kitap olarak kütüphanemdeki yerini aldı.
Mihail Bulgakov ile ilk tanışmamız #CanBonomo nun attığı bir story ile gerçekleşti. Hem şarkıcı hem yazar kimliği ile çok beğendiğim isimler arasında olan Bonomo bu kitabı çok beğendiğini ifade etmişti ve hemen alıp okumaya başlamam ve bitirmem sadece 2 saat sürdü.
**"Köpek Kalbi" hem sürükleyici konusu hem de üslubu ile çok hoşuma gitti.
**Bir köpeğe yapılan deney sonucu köpeğin insana dönüşmesini ve bu sayede nelerle başa çıktığını anlatıyor.
**Aslında sürekli karşıma çıkan bu yazar ve eserleri hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için araştırmalarıma devam edeceğim..