Meryem K

Meryem K
@MeryemK_K
Bir ev, her odası ayrı bir kütüphane. Her bir kitap farklı bir hayat. Mini bir koltuk, arkasında sıradan bir abajur.. Kimsecikler yok. Sadece o ve her kapağın arkasındaki birbirinden farklı kalabalıklar ,yalnızlıklar..
İslam şehirlerinin, Mekke, Medine, Isfahan, Bağdat, Şam, Buhara, Merv, Kahire, Semerkant'ın aslında ne olduklarını hiç unutma: Bir anlık gafletle yeniden çöle dönecek vahalardan başka bir şey değil onlar. Her an çıkabilecek bir kum fırtınasının insafına kalmışlar! ~.....~
Reklam
-Sadece Rabbiyle barış içinde olan bir adam ibadethanede rahatça uyuyabilir. ~......~
-Düşündüklerimi ifade etmek için yaşlanmayı mı beklemem gerek? -Her düşündüğünü ifade edebileceğin gün, senin torunlarının torunları bile ihtiyarlamış olacak. Şimdi sır ve korku devrindeyiz, iki yüzün olmalı, birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve Yaratıcı'na saklamalısın. Gözlerini kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan, gözlerin, kulakların ve bir dilin ol duğunu unut. ~.......~

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye, Altınları, gümüşleriyle övünmeye. Tam işleri dilediği düzene girer, Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye. ~......~
%17 (55/318)
Semerkant
SemerkantAmin Maalouf
8.2/10 · 62bin okunma
Reklam
Meryem K

Meryem K

, bir kitabı yarım bıraktı
%7 (16/224)
Beş Şehir
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar
7.8/10 · 11,5bin okunma
....Bizi daima, işlenen korkunç suçun cüzzamlı suratına bakmaktan kaçıran bu edebiyat esnaflığını bir yana bıraksınlar ve görünürdeki suçun, görülmesi mümkün bir izahı varsa onu ortaya döksünler!...
....Benim anlayışıma göre her fert, baş ucuna, «suçlu benim, herkes suçsuz!!!>> levhasını asmalıdır ama, kendisi dururken, başka kimsede bu levhayı aramamalıdır. Yoksa kendi levhasını düşürmüş, tepelemiş olur....
Beni görünce havalanan serçe, kaçırılan göz, çekilen perde, buruşan surat, bana beni hatırlatıyor. Dışımda ne arıyorlar; içime doğru suçluyum ben... Yapamadıklarımın, işlemediklerimin de suçlusu... Bir de kalkmış, belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar, bütün ülkeyi sarar diye, tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş, gidiyorum....
- Bir hâle geldim ki, bütün mantık ve nisbet hesaplarım kaybettim....
Reklam
....Sen kaplanı yetiştir, besle sonra pençe atıyor diye boynuna kement at, ipe çek! Yazıktır kaplana, günahtır kaplana! Kanunu, bir şey ortadan kalksın, yapılamaz olsun diye değil, bizim başka türlü yaptığımızı, bazıları bu türlü yapmasın diye çıkarıyoruz...
Git, gittiğin kadar! Aldığımız nefesler bile, hançerden, sipsivri kayalar şeklinde donuyor. Buz üstüne nakış nakış yonttuğumuz eserler, buzdan gururları ile bizi büsbütün buzlaştırıyor. Bakarken gözle bıçaklıyoruz, dinlerken kulakla boğuyoruz, koklarken burunla zehirliyoruz. Damak kirletiyor, el solduruyor, düşünce de kalb halvetinde ırza geçiyor. Bütün bunların kanunlarını bilmiyoruz da, kanun çıkarmağa kalkıyoruz. Bir şey olmasın diye mi, olsun da yapılmasın diye mi?....
---Bütün bunlar merhametle mi düzelecek? ---Merhamet, hiçbir şeyin kendisi değil, su gibi, toprak gibi, hava gibi, ateş gibi, herşeyin temeli... Onu getirin, kuracağı iklimde iyinin ölü bitkileri dirilsin, kötünün de diri bitkileri ölsün...
Hârika adam!.. Cüceler memleketinde dev... Alışılmış lâfların, fikirlerin, birkaç gök tepesinden bakıyor. Yazık ki, özlediği besteyi, kendisinden başka kimseye ezberletemeycek!..
Muhterem efendim! Ben bir zaferin değil, bir bozgunun temsilcisiyim! Eğer bir yükseklik gösterdim ise, bu çıkış hissi veren bir inişten geliyor. Uçurum dibinde biten bozgun!.. Uçurumlar dağ, dağlar uçurum olmalı ki, ben kahraman olabileyim...
242 öğeden 16 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.