Melisa

Melisa
Fakat sayıları sevmemiştim. Bir şeyleri okumaya çalışmak daha zevkliydi. Okuduğun şeylerin resimlerine bakmak, bir anda kendini bahsedilen olayların içinde bulmak, hayal kurmak... Harflerin birbirine eklenip kelimeler, cümleler oluşturduğunu görmek; o cümlelerin anlamlarını çözmeye çalışmak beni mutlu ediyordu. Oysa sayıların resimleri yoktu. Sayıları düşünerek hayal kuramıyordum.
Göklerdeki Tanrı
Size içinde bir miktar hüzün barındıran hoş bir hikâye anlatayım: ​Dine dönen bir adam, rahibe bu yeni mertebesine layık olabilmek için ne yapması gerektiğini sormuş. Rahip de, "Göklerdeki Babamızı taklit et, onun gibi olmayı öğren," demiş. ​Adam, İncil üzerinde sebatla, derinlemesine ve anlayarak çalışmış; ardından ilahi rehberlik için dua ederek taklide başlamış. Karısını aşağı inmesi için kandırıp merdivenden düşürmüş; kadın belini kırıp hayat boyu felç kalmış. Erkek kardeşini bir üçkâğıtçının eline vererek her şeyinin çalınmasına ve düşkünlerevine düşmesine sebep olmuş. Oğullarından birine kancalı kurt, diğerine uyku hastalığı, bir diğerine ise belsoğukluğu vermiş. Bir kızına kızıl hastalığı bulaştırıp, daha genç bir kız bile olamadan ömür boyu sağır, dilsiz ve kör kalacak hale getirmiş. Bir haytanın, diğer kızını baştan çıkarmasına yardım ettikten sonra kızı kapı dışarı etmiş; kız bir randevuevinde ona lanet ederek ölmüş. ​Sonra bu adam rahibe gidip durumu anlatmış. Rahip, Göklerdeki Babasını taklit etmenin bu şekilde olmayacağını söylemiş. Dine dönen adam nerede hata yaptığını sormuş ama rahip konuyu hemen değiştirip yolda havanın nasıl olduğunu sormuş.
Alıntı
Uzun süren bir sorgulamanın ardından Şeytan şöyle dedi: "Örümcek sineği öldürür ve yer; kuş, örümceği öldürür ve yer; yaban kedisi kazı öldürür... Yani aslında hepsi birbirini öldürüyor. Baştan sona cinayet. Karşımızda sayısız yaratık var ve hepsi öldürüyor, öldürüyor, öldürüyor; hepsi katil. Peki, buna rağmen suçları yok, öyle mi, ey Ulu Varlık?"
Alıntı
Hristiyanlar, Kitab-ı Mukaddes'in her bir kelimesinin Tanrı tarafından dikte edildiğini düşünüyor; hani şu size bahsettiğim Tanrı. Pek ilgi çekici. İçinde nitelikli şiirler, esprili fabllar, kanlı tarih, bazı iyi ahlak dersleri, bolca müstehcenlik ve binlerce vahiy bulunuyor.
Alıntı
Oysa ben öyle kimseler biliyorum ki, görünüşte kusursuz ama gerçekte hiç de vefalı ve içten değiller. Bir adam tanıdım; kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi, her şeyi feda etti ona: dostlarını, emeğini, hatta dürüstlüğünü. Fakat bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. Canı sıkılıyordu, hepsi bu. İnsanların çoğu gibi canı sıkılıyordu. Bu yüzden kendine karmaşa ve dram yüklü bir yaşam yaratmıştı. Bir şey olması gerek; insan ilişkilerinin birçoğunun açıklaması işte bu: Bir şey olması gerek — aşksız bir kölelik, savaş ya da ölüm. O hâlde, yaşasın cenaze törenleri!
Alıntı