Size içinde bir miktar hüzün barındıran hoş bir hikâye anlatayım:
Dine dönen bir adam, rahibe bu yeni mertebesine layık olabilmek için ne yapması gerektiğini sormuş. Rahip de, "Göklerdeki Babamızı taklit et, onun gibi olmayı öğren," demiş.
Adam, İncil üzerinde sebatla, derinlemesine ve anlayarak çalışmış; ardından ilahi rehberlik için dua ederek taklide başlamış. Karısını aşağı inmesi için kandırıp merdivenden düşürmüş; kadın belini kırıp hayat boyu felç kalmış. Erkek kardeşini bir üçkâğıtçının eline vererek her şeyinin çalınmasına ve düşkünlerevine düşmesine sebep olmuş. Oğullarından birine kancalı kurt, diğerine uyku hastalığı, bir diğerine ise belsoğukluğu vermiş. Bir kızına kızıl hastalığı bulaştırıp, daha genç bir kız bile olamadan ömür boyu sağır, dilsiz ve kör kalacak hale getirmiş. Bir haytanın, diğer kızını baştan çıkarmasına yardım ettikten sonra kızı kapı dışarı etmiş; kız bir randevuevinde ona lanet ederek ölmüş.
Sonra bu adam rahibe gidip durumu anlatmış. Rahip, Göklerdeki Babasını taklit etmenin bu şekilde olmayacağını söylemiş. Dine dönen adam nerede hata yaptığını sormuş ama rahip konuyu hemen değiştirip yolda havanın nasıl olduğunu sormuş.