Vaktimizi harcadığımız boş şeyler, zamanımız olmadığı yanılsamasını besliyordu. Oysa sahip olduklarımızı elimizden bırakmayı reddettiğimizde kendimizi elimizdeki ile sınırlıyor ve enerji akımını kesiyorduk.
Kısacası, günlük hayatta içinde bulunduğumuz iki hâl söz konusu: ‘korku’ ve ‘sevgi’. ‘Korku’ bir körlük ve otomatizm halidir; ’sevgi’ ise bir bilinç, sonsuzluk ve birlik halidir. ‘Sevgi’ sadece şimdide ortaya çıkar ve sunacağı çok şey vardır. ‘Korku’ ise ya geçmişin etkisindedir ya da gelecekte yaşanabilecek bir yoksunluğun kaygısındadır. ‘Korku’ hiçbir şey değildir, sadece zihnin bir uydurmasıdır.