"Bu toprakların bir karışını bile satmam, çünkü bu topraklar bana değil, halkıma aittir. Halkım bu imparatorluğun her karışını kanını feda ederek elde etmiştir? Milletim bu vatanı kanlarıyla zapt etmişlerdir .Bu toprakları kanlarımızla örteriz de elimizden alınmasına asla izin vermeyiz. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan onu tekrar kanlarımızla örteriz. Ben onun hiç bir parçasını veremem. Bırakın Yahudiler milyarlarını kendilerine saklasınlar. İmparatorluk parçalandığı zaman onlar, Filistin'i hiç karşılıksız ele geçirebilirler. Bu vatan ancak cesetlerimiz parçalanarak taksim edilebilir. Her ne şekilde olursa a olsun bizi parçalamalarına asla izin vermeyeceğim."
"Sultan 2. Abdülhamit, Osmanlı Devletinin başın-
da bulunduğu süre içerisinde (1876-1909) Filistin topraklarını, Yahudi işgaline karşı daima korumuştur. Bu amaçla, tahta geçer geçmez Yahudilerin Filistin' de ikamet etmelerini yasaklayan bir dizi fermana imza atmıştır. Bununla ilgili olarak 1882'de Siyan Muhipleri Cemiyeti'nin göç için resmi izin koparma girişimlerine şiddetle
karşı çıkmıştır."
"Siyonist Yahudiler, Kudüs ve Filistin üzerindeki hak iddialarını ısrarla sürdürmektedirler. Onlar, tarihi ve dini açıdan hiçbir dayanağı bulunmayan bu söylemlerini, kendi uydurdukları tarihe ve dine dayandırarak büyük bir gururla dillendirmektedirler."
"Son derece garip olan, 'barış karşılığı toprak' formülü, düşmanın işgalci zorba mantığının bir ürünüdür. Toprak bizim toprağımız; onların değil ki barışları karşılığında lutufta bulunurcasına onu
kalkıp bize versinler! En nihayetinde bu aksak barışı İsrail bile reddetmeye başladı. Çünkü o hiçbir şey vermeden her şeyi almak istiyor.