Seni uzaklara saldım elimle
Gün batıyor gün üstüne buz gibi
Kararıp duruyor nereye baksam
Ayrılığa düğümlenmiş söz gibi
Beni yalnızlığa batırdın gittin
Tüm güzelliğimi bitirdin gittin
Taş olup göğsüme oturdun gittin
Dört yanımdan esiyorsun güz gibi
Çıktığım yolların ucunda yoksun
Bütün kuşlar döndü içinde yoksun
Bin yıl erken ise geçinde yoksun
Ömrüme dünyayı bastım tuz gibi
"Ne bileyim işte, sanki hayatının en iyi dönemini geçirmiyorsun. Çalışmıyorsun, kim seyle görüşmüyorsun, solgunlaştın, iyice içine kapandın. Hep öfkelisin. Biliyorum, bir derdin var. Peki tamam, anlatmak iste miyorsun, onu da anlıyorum. Ama ne yapayım hiç değilse yakınlarında olmaya çalışıyorum işte. Hele böyle uzun bir yolda yalnız yürümeni istemedim. Sonuçta sorunları çözmese bile bir dostun varlığı herkese iyi gelir. Bak, sana da iyi gelecek ki yolun sonunda arkadaşınla buluşmak istiyorsun. Ama o zamana kadar ben de varım. Ben de senin arkadaşınım. Buradayım. Ne zaman istersen. Şimdi olduğu gibi bazen istemesen bile" deyip mahcup mahcup gülümsedi.