Anneler çocuklarına muhakkak sınırlar koymalıdır. Lakin bu sınırları çizerken ortaya koydukları davranışlar, bir yetişkine söylense uygun olmayacak davranışlar olmamalı, nezaket ve saygınlık muhakkak korunmalıdır çünkü ruhun yaşı yoktur. Bir davranış nasl ki bir yetişkini incitir, izzet-i nefsini zedeler, onurunu acıtır ise, aynı davranış örüntüleri çocuklarda da benzer etkiler oluşturur. Hatta çocuk dünyasındaki etki, yetişkin dünyasındaki etkiden katbekat fazla olur. Zira bir yetişkin diğerine "aptalsın sen" demiş olsa, diğer yetişkin kendini savunabilecek bir bedensel ve zihinsel olgunlukta olduğu için çok yara almaz. "Abuk sabuk konuşuyor işte" deyip kendi benliğini koruyabilme becerisi gösterir. Oysa bir çocuk için anne mutlak otoritedir. O ne derse doğrudur. Bu yüzden bir anne çocuğuna aptal dediğinde iki türlü zarar vermiş olacaktır. Hem çocuğuna sarf ettiği sayıgısız davranışlarla pasif şiddet uygulayıp tümörlü duygularIı açığa çıkaracaktır, hem de çocuğun içinde "annem bana aptal diyor, demek ki aptalım" inanışını köklendirecektir. Öyle ya, bir çocuk için annesi ne diyorsa doğrudur.
Çocuğumuza bağırdığımızda kendini tehdit altında hissetmesine sebep olur, sempatik sinir sistemini harekete geçirir, öğrenme ve ders alma yetilerini devre dışı bırakır, kaç ya da savaş mekanizmasını aktive etmiş oluruz. Çocuğumuz anlık bir refleksle ya kaçmaya başlar-yani bizimle baş edemeyeceğini düşünüp pasifleşir, sağır dinlemeye geçer-ya da savaşabileceğini düşünüp saldırı davranışlarında bulunur. Acımadı kii" der, vurmaya çalışır, tükürür, nanik yapar vS...