Aramızda nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum, itiraf edilenler değil, eyleme dökülenler aşikârdı. Onun kelimeleri az, benim hislerim çoktu.
Azı anlatmaya cümleler, çoğu anlatmaya kelimeler yetmezdi. Belki de bu yüzden her şeyi konuşmadan yaşıyorduk. Kelimelerin ötesinde, bütün cümlelerin büyüsünde. Sessiz ama derin. Konuşmaya halim yok, sessizliğimden anla, diyordu. Anlıyordum. O da beni anladı, içimden geçen her şeyi okuyup dudaklarının üzerindeki dudaklarıma anında karşılık verdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Sana uzun uzun kendimi anlatamam,” dedi ağır ağır. “O kadar çok cümlem yok. Çünkü bir hayatım yok. Az yer, az konuşur, az uyurum. Çay içer, kitap okurum. Sadece ülkem için savaşır, öleceğim günü beklerim. Ama sonra...” Yutkunur gibi oldu. “Sen göğsüme bir şey yaptın, Ahu. Küçük bir umudu, yaşadığımı hissettiren tek hissi verdin. Seni kırdım, paramparça ettim belki. Ona rağmen beni bırakmadın. Güvenini bir an dahi eksiltmedin. Şimdi bırak, bana koşulsuzca sunduğun umut ve güvenin hakkını vereyim.”