Bir kişinin, sadece bir kişinin seni çok iyi anladığını ve karşılıksız, çıkarsız biçimde seni sevdiğini sandığın an hayatının en büyük hatasını yaptığın andır. Diğer insanlardan ne kadar da farksız olduğunu acımasızca sana gösterdiğinde, bir kez daha kusma isteği uyanır içinde ve bir kez daha insanlar denilen familyanın küçük küçük hayvancıklardan oluştuğunu hatırlarsın.Evet, yüceltip övülerek yere göğe sığdırılamayan insan diye bir şey yoktur yeryüzünde. İnsana atfedilen tüm iyi ve güzel özellikler, anlayamadığımız birileri tarafından kuyuya atılmıştır. Bir gün çıkıp geleceğini düşleyerek dönüşünü beklemekse toz pembe hayalden başka bir şey değildir. Kuyu, tahmin edilenden çok daha derindir.
"Aslında ne var biliyormusun? Sen beni anlamıyorsun"
"Hayatımdan bir sürü kız geçti Eslin" dedi güçlükle gülümseyerek. "Sayamayacağım bir sürü kız, seni anlamadığımı neye dayanarak söyleye biliyorsun?"
Sinirden kasılmalarım yerini boş bakışlara bırakti. Tuttuğum o göz yaşı yanağımdan süzülürken başımı dikleştirip, yorğunca silkdim omuzlarımı. Demek bir sürü kız...
"Herkese cadde olduğun için mi bana çıkmaz sokaksın?"
Ne dediğimi aklında tartar gibi durdu bir süre. Gözlerini kıstı ve benim sesimden katbekat daha fazlasıyla bağırdı.
"Eslin, asıl sen benim çıkmaz sokağımsın!"
Sesi kulaklarımda çınlarken, bana daha da yaklaşmış olması nedeniyle ikikat yankılanıyordu sanki sesi. Bu sefer öfkeli taraf oydu. Aslını isterseniz fazlasıyla öfkeliydi.
"Öyle bir çıkmazsın ki ne sana yetişebiliyorum ne de senden vazgeçebiliyorum. Senin sonun yok. Kapalısın. Çıkamıyorum. Ama geri de dönemiyorum. Öyle bir çıkmazsın ki elimi uzatsam tutuverecekmişsin gibi geliyor. Deniyorum ama daha da uzağa gidiyorsun. Öyle bir çıkmazsın ki Eslin, ben artık çok yoruldum."