Sınırlarımız ne kadar doğru ise, o kadar az öfke du yarız! Olgunlaşmış sınırlara sahip bireyler, dünyadaki en az öfkeli kişilerdir. Sınırlar üzerinde çalışmaya henüz başlamış olanlar, öfkelerinin artmakta olduğunu görür; bu durum, sınırların serpilip gelişmesiyle ortadan kalkar.
Allâhümmağfir lehû verhamhü ve âfihî va‘fü anhü, ve ekrim nüzülehû,
ve vessi‘ müdhalehû, vağsil bilmâi vesselci velberedi, ve nakkıhî minel
hatâyâ kemâ nakkaytes sevbel ebyada mined denesi, ve ebdilhü dâren
hayran min dârihî, ve ehlen hayran min ehlihî, ve zevcen hayran min
zevcihî, ve edhılhül cennete, ve eızhü min azâbil kabri ve min azâbin nâri
“Allahım! Onu bağışla, ona rahmet eyle, onu azap ve sıkıntılardan koru.
Kusurlarını affeyle. Cennetten nasîbini ihsân eyle, kabrini genişlet. Onu su
ile, kar ile ve dolu ile yıka. Beyaz elbiseyi kirden temizler gibi onu
günahlarından arındır. Ona kendi evinden daha güzel bir ev, ailesinden daha
hayırlı bir aile, eşinden daha hayırlı bir eş ver. Onu cennete koy, kabir ve
cehennem azabından koru.
Estağfirullâh ellezî lâilâhe illâ hüvel hayyel kayyûme ve etûbü ileyh
Kendisinden başka ilâh bulunmayan, ebedî hayatla dâimâ diri olan, her
şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı yöneten Allah’tan beni
bağışlamasını diler ve günahlarıma tövbe ederim.