Hatırlayacağımız anılarımız bile hep sevmekten yana oldu, buna sevinmeli miyiz? O dalgın sevgilerle her parçamız kanaya durdu yıllar yılı, buna sevinmeli miyiz? Baygın korulardan çarparak hayata içimizde ölenler oldu, buna sevinlmeli miyiz? Göç tanesinin umutlarını hiç iliklemedi kalbimize, işte buna, buna da sevinmeli miyiz?
Tüm dünyanın ağırlığından daha ağır bir duyguydu bu. Toprağın üstünde duracağıma altında bir yerlerde gömülüydüm sanki
Gökyüzünün rengi değişmiş toprak gibi kara olmuştu ve olanca ağırlığıyla üstüme çöküyordu.
Mit, değerler paradigmasında dünyayı algılama, şekillendirme, sembolleştirme, kısaca ifade etmek gerekirse hayatın ve olayların genelleştirilmiş modelidir. Anlam paradigmasına göre mit, bir düşünce tarzı, bir şuur ve bilinç nevi'dir. Şu hâlde mit, dünya hakkındaki gerçekliğin ta kendisidir ve diyalektik mantığın sonucu olarak meydana çıkar.