Sömürge halkı din sayesinde de sömürgeciyi dikkate almamayı başarır.
Kadercilik ezenin tüm sorumluluğunu ortadan kaldırır ,kötülüklerin , sefaletlerin ve yazgının nedeni Tanrı’ya bağlanabilir .Birey bu şekilde Tanrı’nın buyurduğu yıkımı kabul kabul eder , sömürgecinin ve yazgının önünde eğilir ve içsel yapısının bir anlamda yeniden yapılanmasıyla taş gibi kesilir .
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sömürge halkı sömürge düzeni karşında sürekli gerilim içindedir . Sömürgecinin dünyası düşman bir dünyadır; dışlayan ama aynı zamanda imrenme yaratan bir dünya .
Sömürgelerdeki kilise beyaz adamın kilisesidir , beyaz adamın yoluna , efendinin yoluna , ezenin yoluna çağırır .Bildiğimiz gibi , bu hikayede çağrılan çoktur , ama seçilmiş çok azdır .
Kapitalist ülkelerde, sömürülenler ile iktidar arasında çok sayıda ahlak hocası , danışman ve “kafa karıştırıcı “ girer .Sömürge bölgelerde ise, tam tersine , sömürge halkıyla polis ve ordunun sürekli varlığı , sık sık ve dolaysız müdahaleler sağlar ve dipçik darbeleri ve napalmlarla ona yerinden kıpırdamaması öğütler . İktidar aracısının saf şiddet dilini kullandığını gördük !