Ömer b. Abdülaziz, dünyanın halini şu manadaki beyitlerle dile getirirdi:
“Ey dünya ile aldanan kimse, senin gündüzün yanılma ve gaflet, gecen ise uykudan ibarettir. Bu halinle gam ve keder senden hiç ayrılmaz. Sen, fâni lezzetlerinle mesrur olur, boş hayalinle ferahlarsın. Bu hal, rüya gören kimsenin uykusunda bir şeylerle lezzetlenmesine benzer. Senin bütün meşguliyetin dünya içindir; fakat âkıbetinde ondan nefret edersin. Dünyada bu şekilde ancak hayvanlar yaşar …”
Hz. Ali [radıyallahu anh] demiştir ki: “Dünyanın evveli meşakkat, sonu fânidir. Helâlinin hesabı, haramının azabı vardır. Karışık olandan dolayı sahibi kınanıp azarlanır. Dünyada zengin olan fitneye düşer, fakir olan hüzünlenir …”
Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmuştur: “Kimin kalbi dünya muhabbetiyle dolarsa ondan üç şey hiç ayrılmaz: Yorgunluğu bitmeyen meşguliyet, sonu gelmeyen emel, doyumsuz bir hırs.”