Yasemin

Yasemin
106 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
10/10
·484 syf.··
2018 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2018 15:02
“Demek ki biz fark etmeden sürekli bir kabuk değiştirme içindeydik. Bizans’tan kurtul, Osmanlı’dan kurtul, Arap kültüründen kurtul... Şimdi de yeni moda: “Kemalizm’den kurtul!” Mavi Alay’ı sakla,
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
Reklam
10/10
·336 syf.··
2018 23. kitabı
Kitaba başlarken neyle karşılaşacağını okur az çok tahmin edebilir. Lakin kitabın kapağını kapattığımda gözlerimide kapattım ve açtım acaba o beyaz körlük benide yakalar mı diye? Evet siyah değil beyaz süt gibi bir körlük. Kör oldum denince herkesin aklına gelen kitaptada yazan siyah körlük değil herkes bembeyaz kör olmuştu. İlk başlarda kafam karışır gibi oldu. Çünkü konuşmalar virgülle ayrılmıştı kim kime ne diyor kim kimle konuşuyor anlamamıştım ama sonra kitap akıp gidiyor. Anlamaya başlıyorsunuz. Ve bence kitabın en önemli noktasıydı KOKU. Kitabı okurken o koku inanın burnunuza geliyor. Herkes kör bir kişi hariç Doktorun karısı. Herkes kimsenin kendisini görmediğini düşünerek herşeyi yapıyor ve ülke kaosa sürükleniyordu. Evet kaos ülke. Ama hangi ülke hangi kaos hiçbiri yazmıyo. Yalnız siz okurken o ülkenin kendi ülkeniz olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü insanlar zaten insanlara kördü.. Kitapta aslında gözlerin kör olduğu değilde insanlığın kör olmasından bahsediliyordu. Evet hepimiz beyaz felaket denen körlüğe mahkum olmaya başlıyoruz. Ve kitapta altını çizeceğiniz o kadar cümle var ki bunlardan sadece birisini buraya bırakıyorum "En koay yapılan şeyin kötülük olduğunu herkes bilir"
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,7bin okunma
10/10
·360 syf.··
2018 3. kitabı
Karakterlerin sürekli olarak yollarının kesişmesi bir yerlerde ama asla farkında olmamaları. Hakan Günday kişilerin ruh hallerini öyle güzel anlatmışki o ruhun içinde kapılıp gidiyosun sende acıya. Acı diyorum çünkü kitapta negatif bir ruh hakimdi. Kitabın kapağını kapadığımda ise aklımda kalan tek cümle "6 yaşındaydı ve 6 yaşında ölecekti" Acı diyorum çünkü Hakan Günday kendini insanlara karşı sorumlu hisseden biri, ondan güzel mutlu bişeyler yazmasını bekleyemeyiz zaten. Ve bunu da çok güzel okura yansıtıyor. Aranızdaki bağ asla kopmuyor. İşleri bitirip hemen kitaba koşuyorsunuz. Etkisinden kurtulmanız uzun sürüyor üstelik. İçinizde bir burukluk bir hüzün. Keşke olmasa diyorsunuz. Ve son anda Hakan Günday size hayata tutunmak için zeytin dalı uzatıyor. Derdâ ve Derda'nın kavuşması. Ve Oğuz Atay sayesinde. Anlaşılmak istenen iki insan anlaşabilecekleri yine kendileriyle buluşuyor.
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma