Bir şey eksik gibi, her şey tam ama bir şey yok. Böyle içimdeki vitrinde tuz buz olmuş her şey, sağlam kalan son nesneyi ellerimle kırmışım gibi. Hayatımın artık bir fon müziği yok ama dans ediyorum. Yoruldum ama yürümeye devam ediyorum. Bir şey eksik, o şey her şey gibi...