Evet tamamen bakış açısı ile alakalı. Hayatımızı etkileyen yaşadığımız olaylar değil. Öyle olsa aynı olaylara maruz kalan insanlar aynı sonuçları yaşardı zaten ama öyle değil. Bazı insanlar her şeyini kaybedip yaşamaktan vazgeçiyorken bazı insanlar varını yoğunu kaybedip kaldığı yerden yaşam mücadelesine devam edebiliyor. Yani başımıza gelen olaylara karşı bakış açımız hayatımızı şekillendiriyor. Olumlu ve olumsuz sadece aynı paranın farklı taraflara bakan iki yüzüdür. Asıl mesele çözüme odaklanmak.
“ en büyük” demesi sebebi ile fazlaca iddialı. Müsibet kavramı kişiden kişiye değişir ortak olan nokta, musibete ehemmiyet verdikçe şişer, vermezsen söner. Fazlıoğlu da bu mantık ile yaklaşmış aslında. “Bu yetiyi kaybetmek, kişiyi bunalıma sokar; bir süre sonra da kendini imhaya sürükler. Nitekim intihar eden yani kendi varoluşunu imha eden insanların söylediği en önemli ifadenin ‘Artık yaşamanın bir anlamı kalmadı.’ olması boşuna değildir.. şeklinde devam ediyor.