"Hiçbir ad altında sana bir kira ödemeden yüreğinde yaşadım. Ağırlığımdan şikayet etmeden, yorgunum deyip itiraz etmeden beni hep taşıdın, öyle değil mi?"
"Bana hiçbir yükün olmadı Adam. Otuz kilo olsan da fark etmez, yeter ki bana dön."
"Yüreğinde geçirdiğim tek bir andan bile pişman değilim. İyi zamanlar kadar kötü zamanlardan da, zaten kötü dediğim anlar çok az, kolayca unutulacak cinstendi."
"Tanrı'nın güneşi bu kadar güzelse, bir de ötekini hayal et."
Şaşırıp kalmıştım.
"Öteki mi? Öteki güneş mi? Bildiğim tek güneş bu, o da zaten kocaman."
"Daha da büyük, başka bir güneşten bahsediyorum. Her birimizin yüreğinde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimiz uyansın diye göğsümüzde uyandırdığımız güneşten."
Büyülenmiştim.
"Adam, sen de şairsin, değil mi?"
"Hayır. Sadece güneşimin önemli olduğunu senden önce fark ettim, hepsi bu."