Acılar paylaştıkça azalır , sevinçler ise paylaştıkça çoğalır derler. Peki ya yalnızlığa esir düşmüş insanlar ne yapmalı acılarını , sevinçlerini ; ya da yalnızlığı seçenler ?
Deli saçması bir cümleydi bu . Acılar paylaştıkça bulaşır , sevinçler paylaştıkça kıskanç insan toplardı çünkü. Öyle tuhaftı ki insanlık denen tür... Kimi zaman en yakınım dediğin , asla yapmaz dediğin , mutsuzluğunla mutlu olacak hale gelirdi , hatta kimi zaman senin derdini başka insanlara taşıyıp ağızda sakız ederek seni acınacak hale sokardı.
Sevinçlerini paylaştığın ise , mutsuzluğun pençesinde debelenen insanlar , gözleri kıskançlıktan dönerken , senin de mutsuz olman için dua niyetine beklentiye girerlerdi.