Ne kadar soyut olurlarsa olsunlar düşüncelerimizin de bir dayanak noktası olması gerekir, yoksa kendi etraflarında amaçsız dönmeye başlarlar; onlar da boşluğa gelemez.
Kendilerine bile itiraf edemedikleri şeyleri birbirlerine anlatıyordu bu iki yalnız insan, oysa birbirlerini doğru dürüst tanımıyorlardı bile. Fakat birinin yüreğinde kopan çığlık diğerinde karşılık buluyordu, çünkü onların acıları akrabaydı.