Biri ya da birileri ya da bir şeyler sizden gittiği zaman onlara veda etmeyi öğrenmeliydiniz. Yıllarca artık açılmayacağını bildiğim bir kapının önünde beklemiş, o kapının önünde kendime bir yaşam inşa etmiştim. Kapısı açık olmasına rağmen bir kafesin içinde kalmaya razı gelmis ve kendi isteğimle kafesi güzelleştirmeyi denemiştim. Yine de bir kafesti , becerememiştim.
Biriyle tanışmak yeni bir yolda yürümeye benziyor.
Sen çok güzel bir yoldun , benim elimde olduğundan haberimin olmadığı koltuk değneklerini hatırlatan .
Kendime bir tuzak kurdum ve bekledim , senin kalbini bu tuzağa yem ettim.
Döndüm dolaştım.
Düştüm kalktım.
Saklandığım yatağın altına başını uzattın.
Koltuk değneklerini attım , ona kadar saydım ve kalbine tırmandım.
Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak , muhakkak ki , dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.