Üç ay gidemedi. Annesinin intiharından sonra tam üç ay, her sabah gitmeyi planladı, her gece, ‘’ ertesi gün mutlaka giderim’,’dedi, ama yapamadı. Dahası o üç ay dünyayla bütün ilişkileri askıdaydı. Saatleri, gecesi, gündüzü birbirine karışmış, bu karışıklıkla yitip gitmekten kekremsi bir tat alır, bu tadın da zevkine varır olmuştu adeta.
Araba gecenin karanlığına karıştığında soğuktan titreyerek arkalarından baktım bir an. Tuhaf, yalnız ve rahatsız hissediyordum kendimi. İçim ürperiyordu. Önce annemle babamın kurduğu güvenli dünyam yıkılmıştı, sonra sokaklardaki güven kaybolmuştu. Ama ben en çok, içimde giderek büyüyen güvensizlikten tedirgindim. Daha sonraları pek iyi kavrayacağım üzere, ‘ güvensizlik’ ve ‘ belirsizlik’ bir çocuğun gelişimine vurulabilecek en öldürücü darbedir. Bu darbenin izleri mutlaka kalıcıdır, mutlaka tehlikelidir.