Enes (radıyallahu anh'den); Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki; "Kulun kıyamet gününde hesaba çekileceği şeylerin ilki namazdır. Eğer namazı düzgün çıkarsa diğer amelleri de düzgün sayılır, namazı bozuk çıkarsa onun diğer amelleri bozuk sayılır." (Sahih)
Anneye hizmet etmek, Bedir ashabından olmanın daha ötesinde bir ameldir. Bedir ashabından olmak sınırlı sayıda insana nasip olabilirdi ama arkasından geleceklerin elde etme imkânları olan bir ameli nazarlarımıza verdi. Resulullah (sav), ne olursa olsun erişebileceğimiz bir ameli önümüze sererek böyle bir mükâfatın nasıl elde edilebileceğini söyledi. Öyle bir amel ki anneye hizmet; insana cennet kazandırır, daha ahiret hayatı başlamadan cennette adama Kur'ân okutturur, Kur'ân'ı cennette peygambere dinlettirir ve Allah Resulü (sav) üzerinden bize bunu duyurur.
Bütün Firavunların korkusu bir ordu değil bir Mûsâ'dır. Onlar, bir Mûsâlık işleri olduğunu biliyor. Bu korkuları yaşadıkları için ifsad etmeye devam edecekler. Nesillere de ekinlere de el uzatacaklar ama biz de aynı Benî İsrail'in müminleri gibi evliliğe ve nikâha çağıracağız. Nesillerimiz bereketlenecek, nesillerimizden Allah bir Mûsâ çıkaracak ve zulüm sistemlerini yıkacak. Allah bunu bize nasip etsin.
"Yaşam durağan değil canlıdır; hâlden hâle geçmektedir, geceden gündüze, kıştan bahara, sonsuz sayıda değişikliklerle dipdiridir o. Hâliyle insanın hayat tecrübesi de böyle olacaktır. Ferahladım, dediği anda, yeni bir dertle, cevaba yaklaştığında, başka bir soruyla karşılaşacaktır."