“Aslında hepimiz birbirimiz gibiyiz. Yaşadığımız bu acımasız zaman ve zeminde herkes kendini nasıl hissediyorsa biz de öyle hissediyoruz. Yalnızız, çağı anlamaya çalışmaktan vazgeçtik, hayattan aşırı yorgunuz ve depresyonun kucağında oturuyoruz.”
“Başlangıçta öyle görünmese de birinin yokluğuna alışmak, varlığını benimsemekten
kolaydı. Kimsenin yokluğu, varlığı kadar yaralayamazdı insanı. Yok vardan az acıtırdı.”
“Yan yana oturuyor fakat konuşmuyorduk. Çok şey söylemek istiyordum aslında. Ama çok şey söylemek gelince içinden, susmalıydı insan. Birine çok şey söylemek istemek, o birini haddinden fazla önemsemekti çünkü. Böyle aşırı önemseyen, kaybetmemek için ne yapacağını bilemezdi. Hata üstüne hata yapardı o yüzden. Ve sonunda muhakkak kaybederdi.”
“Beklemek çünkü, bir olmazı oldurmayı umanların safdilliğidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işidir. Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.”